İletişim: 0212 446 16 25

Rulman Teknolojisiyle Kazanılan Endüstriyel Güç

Sökülebilir takılabilir bağlantı elemanı olarak en çok kullanılan civatalardan sonra rulman günümüzde tercihte 2. sırada olan önemli bir makina elemanı konumundadır.
Günlük hayatımızda cereyan eden bazı olayların farkına bile varmayız. Ancak o olayın içinde ya da yakınında olmakla ilgi ve dikkatimiz çekilir. Hayatımızı kolaylaştıran, yaşama konforumuzu artıran makina ve cihazlar da böyledir. Beklenen fonksiyonu almanız için sadece fişini takmanız yeterli olacak şekilde düşünülmüştür. O fonksiyonun eldesi için cihazın görünmeyen yüzünde birçok mekanik, kinematik, elektronik ünite tanımlı fonksiyonlarını yerine getirir.

Dikkatimizi pek çekmeyen makina elemanlarından biri de her dönen mekanizmada sıkça görev üstlenen rulmanlardır. Rulmanlar, fonksiyon itibarıyla dönüş hareketlerini mümkün olan en az enerji ve ehemmiyetsiz değer kaybı ile iletmekle görevli oldukları gibi yük taşıma özellikleri ile mekanizma dengelenmesinde tercihlerde ilk sıradaki yerini muhafaza etmektedir.
Tabii ki rulmandan beklenen, üstlenmesi istenen fonksiyonlar sadece yük taşıma ve dönüş hareketini aktarma olarak sınırlandırılamaz.

Makina yapı ve inşaatları da düşünülen fonksiyonlara bağlı olarak çeşitlilik gösterir, birbirine hiç benzemeyen geometri ve hacimler ortaya çıkar. Her zaman kübik 3 boyutlu düzgün profillere de sahip değillerdir. Bu kadar değişken ve birbirini taklit etmeyen, benzemeyen makina yapıları da o kadar değişken dönüş, doğrusal hareket ve yük iletimi beraberinde çözülmesi gereken bir mühendislik problemini öne çıkarır. Çünkü benzer yön ve doğrusallıkta olmayan muhtelif kuvvetlerin aynı makina gövdesi üzerinde makina bütünlüğünü bozmayacak tarzda dengelenmesinin mekanizma güvenliği ve tekniğindeki büyük önemi, çözülmesi zorunlu bir problematiktir. Bunun yanı sıra aynı gövde üzerinde tanımlı değerler dışında beklenmeyen düzensiz dinamik (darbe) yük, titreşim ve sıcaklıkların ortaya çıkması rulmanı, bu etkileri sınırlı oranda da olsa sönümleme, çevreye iletme – yayma ek fonksiyonları ile daha önemli bir makina elemanı haline getirir.

Sökülebilir takılabilir bağlantı elemanı olarak en çok kullanılan civatalardan sonra rulman günümüzde tercihte 2. sırada olan önemli bir makina elemanı konumundadır. Perçinli imalatların yerini çok hızlıca devralan civatalı bağlantılar bugün her sanayi alanında ilk başvurulan vazgeçilmez makina elemanlarıdır.

Rulmanın fonksiyonları, ilk defa 1883 yılında bir Alman mühendis tarafından tasarlanarak imal edilinceye kadar çeşitli sürtünmeli, burçlu yataklama yapılarıyla karşılanıyordu. Ne zamanki rulmanın önemi – özellikle 2.dünya savaşı esnasında – iyi anlaşıldı, o tarihten itibaren dünya üzerinde kullanılması yaygınlık kazanmıştır.

Tekerleğin keşfinden asırlar sonra gelişmiş bir yapı ile rulmanın ortaya konması, endüstriyel gelişmeyi bir üst yörüngeye taşımıştır. Bütün sanayi alanlarında uygulanabilir yapı ve çeşitliliği ile kendisine yer bulması makinalaşmayı hızlandırmış, ev konforunu destekleyen, hayat kalitesini artıran yepyeni makina, cihaz üretiminin ortaya çıkmasına güvenilir, sağlam zemin hazırlamıştır.

Rulman bu gün, artık mutfağımızdaki en küçük el aletlerinden maden cevherinin hafriyatında kullanılan dev arazi iş makinalarından, uçak, tren, denizaltı, uzay gemi ve istasyonları, uydularının yapılmasına kadar çok geniş yelpazede kullanılır bir yaygınlığa sahiptir.
Hayatımızın her anında kullandığımız bir cihaz üzerinde bulunan bu makina elemanının üretimi de hak ettiği ilgiyi bulmuş aynı zamanda şüphesiz ticari önemi kazanmıştır.
Rulman üretim teknolojileri artık sır olmaktan çıkmıştır. Orta gelişmişlik seviyesinde sanayi alt yapısına sahip ülkelerde üretilmesi mümkün hale gelmiştir. Her yenilikte olduğu gibi ilk defa piyasaya çıktığı değer bulduğu zamanlar teknolojisi itinayla saklanmış hatta üretim makina ve hatlarını yapan makina imalatçılarına bir başkasına aynı tezgahın kendilerinin müsaadesi olmadan satılmasını dahi önlemişlerdir. Çok uzun tarihler değil takribi 20-25 sene öncesine kadar durum bu şekilde süregelmiştir.

Ancak, gelişmeyi arzulayan her ülke stratejik bir makina elemanı olarak gördüğü, anlam yüklediği rulmanı kendi ülkesinde üretmek ihtiyacını duymuş ve kapıları zorlamıştır. Soğuk savaş döneminin gerginlikleri içinde dışa veya başkalarına bağımlı kalmak istemeyen gelişmekte olan ülkeler küresel rekabetin ortaya çıkardığı imkanlarla talaşlı imalat teknoloji ve tezgahlarının bütününü kazanarak önce kendi iç pazar ihtiyaçlarını karşılamak için yola çıkmış iken bugün küresel pazarın birer oyuncusu olmak yolunda mesafe almaktadırlar. İlk olarak askeri silah, araç bakımlarında dışa bağımlılığın uygulanan ticari ambargolarla ekonomilerini ve silahlı kuvvetlerinin gücünü nasıl törpülediğini, hareketsiz kıldığını yakinen yaşayınca vakit kaybetmeden iç kaynak ve dinamiklerini harekete geçirme zorunluluğunu hissetmişlerdir. Türkiye de bu tecrübeden geçmiştir. Çok iyi hatırlanacağı üzere Kıbrıs harekatı ile dost bildiği nice ülkenin kendi askeri kuvvetini zayıflatma-uyuşturma ambargosuna Birleşmiş Milletler marifetiyle muhatap ve maruz kalmıştır. Fevkalade iyi savaşma becerisi ve eğitim yeterliliğinizin yanısıra en az bize husumet besleyenleri caydıracak ekonomik ve teknolojik caydırıcılığa sahip gücümüzün olması zarureti milletimizin her ferdi tarafından yakinen tecrübe edilmiştir.

RULMANLAR YAVAŞ YAVAŞ TÜRK SANAYİCİSİNİN YÖNETİMİNE VE LİDERLİĞİNE KAVUŞUYOR

Günümüzde İran’ın da aynı ambargolara muhatap olmasının getirdiği sıkıntıları, yüksek teknolojiye sahip olmak suretiyle aşmak ısrarı dikkatlerinizden uzak değildir. İşte Türkiye de bu tip ekonomik, teknolojik ve hatta caydırıcı silah gücüne sahip olma ihtiyacından hareketle ülkesinde rulman üreten iki farklı kuruluşa sahip olmuştur. Bir zamanların devlet yöneticilerinin rüyası olan rulman üretimi artık Türkiye’de kendi mühendislik güç ve imkanlarımızla mümkün olmuştur.

Büyük dünya pazar pastasından pay alarak küresel pazarın aktif ve itibar edilen markası haline gelmek hedefiyle rulman üreticilerimiz, gerekli teknolojileri takip ederek diğer üreticiler ile rekabet halindedir. Bugün Türk fabrikalarında ve yurt dışındaki fabrikalarında ürettiği rulmanları dünya pazarında makina imalatçı ve son kullanıcıları ile buluşturan organizasyonların sahibidirler. Türk sermayesi, artık yurt dışında fabrikalar satın almak, kurmak becerisiyle Türk ekonomisinin hizmetindedir. Özellikle son yaşanan etkileri ile ekonomimizi de sarmalayan dünya krizi, iş adamlarımıza farklı coğrafyalarda yeni, emsalsiz imkanların kapılarını aralamaktadır. Yıllarca şu marka veya milletin malı diye bilinen rulmanlar yavaş yavaş Türk sanayicisinin yönetimine ve liderliğine kavuşmaktadır. Ülkemin yetiştirdiği Türk mühendisleri, yurt dışında başka milletlerin mühendis ve teknisyenlerini yeniden organize ederek işletmeleri verimliliğe kavuşturmakta belki de en önemlisi kendimize güvenimizi tekrar geri kazanmaktayız. Bu imkanlar ile yeni genç mühendislerimiz de uluslar arası arenada yönetim tecrübesi kazanmaktadır. Teşebbüs gücü, proses bilgisi, inisiyatif kullanma gibi öne çıkan teknik özellikleri ile yabancı yöneticilere liderlik, koçluk yapmaktadırlar.

Yurt içi – dışı fabrikalarımızda üreterek dünya pazarlarında makina kullanıcılarının hizmetine sunduğumuz URB, KRS, MGM ve ART markalı ürünlerimize Türk makina imalat, bakım sektörünün sahip çıkmasıyla aynı zamanda paralel gri ithalat metoduyla kalitesi şüpheli rulmanları satın alarak prim vermemek suretiyle Türk ekonomik ve teknolojik seviyemizin gelişmesine başka bir ifadeyle kendimize hizmet ettiğimiz bilincinde olmalıyız. Bunun çocuklarımızın geleceğini inşa eden yol, su elektrik, bilgisayar, okul olarak döneceğini hatırdan uzak tutmamalıyız. Bu şuuru muhafaza ederek gereken dikkat ve itinayı göstermeliyiz.